Pankreas Kanseri ile Karışan Nadir Bir Durum: Otoimmun Pankreatit

pankreas

Otoimmun pankreatit, ağır lenfosit infiltrasyonu ve fibrozisin eşllik ettiği otoimmun iltihabi süreç sonucu gelişen ve organ disfonksiyonuna neden olan bir kronik pankreatit formudur.İlk kez 1961 yılında Sarles ve arkadaşları tarafından tanımlanmış olup, otoimmun pankreatit terimi ise ilk kez 1995 yılında Yoshida ve arkadaşları tarafından kullanılmıştır. Otoimmun pankreatit, pankreasta karsinomu taklit eden fokal bir lezyon şeklinde görülebilir. Bu durumda en sık baş kısmında görülmekle birlikte, gövde ve kuyrukta da yerleşebilir ya da multipl lezyonlar şeklinde de bulunabilir. Sklerotik reaksiyon sonucunda kitle gibi palpe edilebilir; diğer taraftan, diffüz olarak tüm organa yayılıp onu genişleterek sertleştirebilir. Batı ülkelerinde tümör benzeri tutulum Japonya’ya göre daha sık rapor edilmektedir. Hastaların %80’inde inflamasyon pankreasın baş kısmını tutar ve genellikle ana safra kanalının distal kısımlarını da etkiler. Ana safra kanalı duvarındaki kalınlaşma, inflamasyon ve fibrozis safra kesesine ve biliyer ağaca kadar ilerleyebilir. Tıkanma sarılığı genellikle safra kanallarının hastalık tarafından tutulumu sonucu gelişir. Çevre lenf düğümlerinde de follikül hiperplazisi görülebilir.

Bu hastalığın oluşumunda genetik faktörler sorumludur. Karında göbeküstü bölgede ağrı-hassasiyet, iştahsızlık, kilo kaybı ve sarılık ile kendini beli edebilir. Tanıda kan IgG4 düzeyi yüksekliği, otoimmün antikor yüksekliği, CA 19-9 ve fekal elastaz yüksekliği yardımcıdır. Görüntülemede pankreatik kanalda duvar düzensizliği ve daralma ile pankreas dokusunda bir genişleme görülür. Tanı için destekleyici bulgular yetersiz ise steroid tedavisine iyi yanıt vermesi tanıyı destekler.
Bu hastalığa dikkat çekmemizin nedeni, birçok merkezde tümöre çok benzer bulgular vermesi nedeniyle ameliyat öncesi yanlış teşhis konulmasına ve buna bağlı olarak geniş pankreas rezeksiyonları yapılmasına engel olmaktır. Bizim hastanemizde de dış merkezlerde tıkanma sarılığı nedeniyle safra yollarına başarısız stent koyma çabalarının ardından kötü huylu bir tümör tanısıyla iyileşme umudu olmadığı söylenerek taburcu edilen bir hastamızı ameliyat ederek sağlığına kavuşturduk.

Sonuç olarak, bu olgu nedeniyle özellikle tıkanma sarılığı ile başvuran hastalarda aklımıza gelecek ön tanıların arasına otoimmün pankreatitinde eklenmesi gereklidir.