Yenidoğan Takibi

Doğumdan sonra ilk kontrol zamanını belirleyen birçok faktör vardır. Yenidoğan bebekler doğumdan sonra vücutlarındaki fazla suyu attıkları için, ilk hafta bir miktar kilo kaybetmeleri normaldir. Ancak bu kilo kaybının da kabul edilebilir belli sınırları  vardır. Hastaneden ilk 24 saatte taburcu olunan durumlarda daha dikkatli davranılmalı, en geç üçüncü günde ilk kontrole gidilmelidir. Hele de annenin sütü çok iyi gelmemişse, 24 saatte belirgin kilo kaybı varsa, bazen ertesi gün bile kontrole gitmek gerekebilir. Hastaneden 2-3 günden sonra taburcu olan ve kilo kaybı çok fazla olmayan bebekler, 5-7. günlerde kontrole gidebilirler. Anne baba arasında kan uyuşmazlığı varsa taburculuk sırasında bebeğin sarılık düzeyi ve kilo kaybına göre doktor tarafından ne sıklıkta kontrole gitmesi gerektiği belirlenmelidir.

İlk haftalarda çocuk sağlığı üzerindeki en önemli faktör emzirme ve anne sütünün öneminin, hem bebeğe hem anneye olan faydalarının aileye anlatılması, emziren annenin motive edilmesi ve kendine güvenmesinin sağlanmasıdır. Sütünün yettiğine inanması için gereken tüm destek verilmelidir. Bu dönemde bazen annelerde lohusa depresyonu da görülebileceği akılda tutulmalıdır. Ortada çok ciddi bir kilo alım problemi yokken anneye sütünün yetmediği gibi olumsuz bir mesaj asla verilmemelidir. Sürekli teşvik edilmelidir.

Boyu ve kilosu alt sınırda ancak normal minyon olan bir bebekle, çok iri olan bir bebeğin günlük tartı alımı aynı değildir. Ortalama günlük kilo alımı 30-35 gram olmakla birlikte, bazı bebekler için 25 gram, bazı bebekler için 45 gram da normal kabul edilebilmektedir. Bebeğe meme  karmaşası yaşatmamak için ne emzik ne  biberon verilmemelidir. Tüm bu bilgiler sağlıklı bir emzirme sürecinin başlatılabilmesi ve sürdürülebilmesi için çok önemlidir.

Yenidoğan bebeğin her muayenesinde vücut ölçülerinin alımı, özellikle ilk haftalarda kilo kaybının oranı çok önemlidir. 5-7. güne kadar %10’a kadar olan tartı kayıpları kabul edilebilir. %10’dan fazla tartı kayıplarında mutlaka kan tahlili yapılarak vücut sıvı ve elektrolit dengesi değerlendirilmelidir. Sarılığa daha çok dikkat edilmeli, kan şekeri ölçülmelidir. Genellikle bebeğin en geç 10. günde doğum kilosuna geri dönmesi beklenir.

15 günlük olduktan sonra bebeğe günlük 400 ünite olmak üzere D vitamini takviyesi başlanmalıdır. İlk 6 ay boyunca, tıbbi bir gereklilik olmadığı sürece, bebeğe anne sütü ve D vitamini dışında hiçbir şey verilmemesi gerekir. Gerekiyorsa annenin gebelikte aldığı vitaminlere devam etmesi önerilir.

Her ağlamanın açlıktan olmadığı, ilk haftalarda bir uyku düzensizliği olabileceği aileye mutlaka anlatılmalıdır. Kolay bir doğum bile olsa, sadece dünyaya gelmek bir bebek için başlı başına büyük bir travmadır. 9 ay boyunca karanlık, sıcak bir ortamda, karnınızdan bir boruyla hiçbir emek harcamadan beslenirken, birden bire sizi alıp dışarı çıkarsalar, soğuk, aydınlık, bir sürü gürültünün olduğu bir ortama çıkarsalar, üstelik 9 aydır sizi rahatlatan annenizin kalp ve solunum sesleri damarlarında akan kanın şırıltısı, bağırsaklarının seslerinden birdenbire uzaklaştırsalar siz kendinizi nasıl hissederdiniz?

Her karnınız acıktığında beslenebilmek için adeta kocaman bir mandalinayı ağzınızı kocaman açarak ağzınıza doldurmak, içindeki sıvıyı ağzınıza akıtabilmek için büyük bir güç harcayarak basınçla çekmek zorunda kalsanız ve aç kalmamak için bu işi günde 10-12 kez tekrarlamak zorunda kalsanız siz kendinizi nasıl hissederdiniz?

Her ağlama açlıktan değildir. Bebek sadece eski dünyasını özlediği için size yakın olmak için de ağlayabilir. Üstüne  üstlük  ne  kadar  sık  emerse, sütünüzün  o kadar  çok  artacağını,  daha  bolca  ve  kolaylıkla  ağzına akacağını  bebekler  içgüdüsel  olarak  bilerek  doğarlar. Her tür endişe annenin süt salgısını olumsuz etki eder, bu nedenle her konuda anneyi rahatlatmak çok önemlidir.

İlk günlerde hem kız, hem de erkek bebeklerin göğüslerinde şişme, kız çocuklarda vajinal bir akıntı, hatta adet görür gibi kanlı bir akıntı bile normaldir. Ciltte zaman zaman pütür pütür kızarıklıklar olabilir, anlık tarz değiştirebilir kaybolup tekrar çıkabilir. Tüm bu bulgular anne kanından gelen östrojen hormonunun aniden çekilmesine bağlıdır. Tüm bunlar bir süre sonra kendiliğinden geçecektir. Özellikle  normal  doğumla doğan bebeklerin başında şişlikler ve yamukluklar olabilir. Bu konularda aileyi bilgilendirmek gereksiz endişeleri önleyecektir.

Bebeğin ilk haftalarda işitme taraması ve topuk tarama testlerinin yapıldığından emin olunmalıdır. Bunların sonuçlarıyla ilgili bir anormallik varsa gerekli yönlendirmeler yapılmalıdır. Anne-babada akraba evliliği varlığı, daha önce ölmüş bebek hikayesi varsa yenidoğan metabolik taramalarının ne genişlikte yapıldığı değerlendirilmelidir. Eğer sadece standart tarama testi yapıldıysa genişletilmiş metabolik tarama testi de önerilmelidir. 2 aylık olduğunda kalça ultrasonu ile kalça çıkığı taraması yapılmalıdır.

Bu dönemde sarılık kontrolü, eğer sarılık uzamışsa bununla ilgili ileri değerlendirmeler yapılmalı, kalça çıkığı açısından kontroller her muayenede tekrarlanmalıdır. Doğuştan kalp hastalığı açısından çocuğun renginde bir morarma olup olmadığı, üfürüm ve bunun yanısıra hem bacak ve hem kolda 4 tane nabzın varlığı değerlendirilmeli, kalpte üfürüm olmasa bile sürekli hızlı nefes alıp verme,  emerken yorulma gibi  bulguların da doğuştan kalp hastalığı belirtisi olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır.

Göbek kordonu genellikle 15-20 gün içinde düşer, bu süre içinde eskiden uygulanan iyotlu solüsyonlarla bakım hipotiroidi riski nedeniyle artık uygulanmamaktadır. Daha sonra %70 alkol ile yapılan temizlikler de artık terk edilmiş ve artık göbeğin kendi kendine düşmesi beklenmektedir. Bu süre içinde günlük silme banyoları yapılabilir, vücut ıslatılmadan bebeğin üst kısmı yıkanabilir, göbek düştükten sonra da mevsime göre haftada 2-3 veya yazın her gün banyo yapılabilmektedir.

Bebek sağlığında evde pasif sigara içimine maruz kalmak çok büyük bir risk teşkil etmektedir, bunun tehlikeleri ve zararları her ziyarette her kontrolde mutlaka vurgulanmalıdır. Bebeğin güvenliği açısından 10 yaştan küçük çocuklarla bir arada yalnız başına bırakılmamalıdır. Ani bebek ölümünden (beşik ölümü) korumak açısından sırtüstü yatırılması, yatağın sert olması ve yastık kullanılmaması gerekmektedir.

Uzm.Dr. Yunus Emre BIKMAZ

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Kudret International Hospital

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir